Hep Türkçeye devşirdiğimiz kelimelerden mi bahsedeceğiz? Bu kez de bazı kelimelerimizin nasıl olup da başka dillere girdiğinden bahsedelim.

Tarih boyunca birçok kral ve prens Osmanlıya sığınmıştır. Tököli İmre bu prenslerden sadece biridir. 1695 yılında sığındığı Osmanlı topraklarında 6 yıl kalır. Dile meraklıdır ve önemli sayıda Türkçe kelimeyi ÖĞRENMEKLE KALMAZ, bunları Macarca eserlerinde sistemli bir biçimde kullanır. Macar Prensi Tököli İmre’nin kullandığı kelimelerin hakkaniyetli bir bölümü Türk idari ve askeri hayatıyla ilgili kavramlardır. Beylerbeyi, çavuş, efendi, ferman, yeniçeri, kadı, kapıcı başı, müftü, kâhya ve defterdar gibi Türkçe kelimeleri yazılarında kullanır. Bunların yanı sıra, menzil, kiracı, sürücü, para, gemi, konakçı, kilo gibi askeri ve gündelik hayatta kullanılan pek çok tabire de yazılarında yer verir.

Mührünün üzerine “KRAL-I ORTA MACAR’IM Kİ; namım Tököli İmre, MUİN-İ ÂLİ OSMAN’IM daim hâzırım emre” yazdırmıştır.

Tököli İmre Osmanlıya sığınan Macar krallardan ilkidir. Elbette bu krallar tebaalarıyla birlikte gelir. Devlet adamları, askeri erkan, sanatçılar. Pek çokları Türkçe öğrenir. Macar devlet bakanı Koşud Layos da onlardan biridir. Kossuth, Kütahya’da ailesi ile birlikte yaklaşık 1,5 yıl kalır. Kossuth’da iyi bir dil yeteneği vardır ve kısa sürede Türkçeyi öğrenir. Bazı tarihçiler Kossuth’un, Türkiye’ye sığındıktan sadece ÜÇ AY SONRA, 1849 Aralık ayında Türkçe konuştuğunu, yazdığını ve okuduğunu ileri sürerler.

Ama Koşud’a bu kadarı yetmez. Öğrendiklerini belirli bir sisteme sokarak bir Türkçe gramer hazırlar. El yazısı ile yazılmış bu gramerin özgün nüshası bugün Ulusal Macar Arşivi’nde bulunmaktadır. Büyük, sert kaplı ve çizgili bir defterdir. Üzerinde “Türkçe Gramer” yazılıdır. Defter 48 sayfadan oluşmaktadır ve son kısımlarında boşluklar vardır. Kossuth, defteri Kütahya’da birinci harfinden sonuncu harfine kadar kendisi yazar. Ancak gramer kitabı, 48. sayfada herhangi bir not düşülmeden sona ermektedir. Yani tamamlanamamıştır. Kossuth MACAR ANAYASASI TASARISI’NI da Osmanlı’da yaşadığı zaman diliminde yazmıştır. 1851’de Osmanlı Devletinden ayrılır. Kütahya’da ikamet ettiği ev müze olarak ziyaret edilebilir.

Gelelim kelimelere!.. Macar krallar ve tebaaları Osmanlı’da bulundukları zaman diliminde az önce belirttiğim üzere Türkçe öğrenmekten fazlasını yaparlar. Yazılarına sistemli bir biçimde bu kelimeleri eklemenin yanı sıra bir de gramer kitabı yazarlar.

Elbette ki; ülkelerine döndüklerinde geçici yaşam alanlarında öğrendikleri kültürü; dil, yemek, gelenek biçiminde ayırmaksızın saray kültürüne yansıtırlar. Sarayda vücut bulan bu kültür sırayla önce soylular ve ardından halk tarafından hızlıca kabul görür ve börek dâhil 300’e yakın kelime Macarcaya devşirilir.

Leave a Comment

Your email address will not be published.

You may also like

Read More